Buy anything from HongKong - Dealextreme

You can buy any kind of electronic gadgets from DealExtreme with free shipping option.
Please visit DealExtreme for very low prices.
Here is the link to the site : www.dealextreme.com

29 June 2005

TÜBİTAK e imza dağıtacak

TÜBİTAK Ulusal Elektronik ve
Kriptoloji Araştırma Enstitüsü (UEKAE) bünyesinde kurulan Kamu
Sertifikasyon Merkezi'nin ''Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi''
denetiminden geçerek uygunluk belgesi almaya hak kazandığı bildirildi.

Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu'ndan (TÜBİTAK) yapılan
yazılı açıklamada, kamu kurum ve kuruluşlarının kurumsal sertifika
ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kurulan Kamu Sertifikasyon
Merkezi'nin ''Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi'' denetimden başarıyla
geçtiği kaydedildi. Açıklamada, merkezin ''BS7799-2:2002 Bilgi
Güvenliği Yönetim Sistemi Standardı''na uygunluk belgesi almaya hak
kazandığı belirtildi.
Kamu Sertifikasyon Merkezi'nin e-imza sertifikası dağıtımına 1
Temmuz Cuma günü başlayacağı bildirildi.

Kamu Sertifikasyon Merkezi'nin altyapısının güvenlik, bütünlük ve
erişilebilirlik açısından son derece yüksek kriterlere sahip olduğu
belirtilen açıklamada, kamu kurum ve kuruluşlarının iş ve işlemlerinin
elektronik ortam üzerinden yürütülmesi için oluşturulan ve e-devlet
projelerinin en önemli bileşenlerinden olan e-imzanın ıslak imza ile
aynı hukuki sonuçları doğuran bir elektronik belge işaretleme yöntemi
olduğu belirtildi.

Açık Anahtar Altyapısı teknolojisi ile oluşturulan e-imzaların,
taklit edilmesi, imzalanan belgelerin değiştirilmesi ya da yapılan
işlemlerin inkar edilmesinin imkansız olduğu kaydedildi.

24 May 2005

İnternet bağlantısı mı, sabah kahvesi mi?

Bu yıl yapılan ' 2005 Web@Work' araştırmasına göre, ABD'deki çalışanların yüzde 93'ü işlerinin bir bölümünde internet teknolojisinden yararlanıyor. Bu oran, geçtiğimiz yıl ise yüzde 86 oranındaydı.

Bu kişilerin yüzde 52'si ise internet bağlantılarını kaybetmektense sabah kahvesinden vazgeçmeyi tercih ettiğini açıkladı.

İnternette iş yapma süresi, haftada ortalama 12.6 saat olarak belirlendi. Ancak, çalışanlar bu sürenin 3.4 saatini iş dışı amaçlarla kullandıklarını söylerken, IT (Bilişim Teknolojileri) çalışanları ise bu süreyi altı saat olarak belirtti.

Websense adlı internet firmasında çalışan Geoff Haggart da kişilerin işle ilgili ve kişisel işlemlerini iş günü içinde tamamladıklarını söyledi.

En çok girilen internet siteleri ise şöyle:

Haber siteleri: Yüzde 81
Kişisel e-mail: Yüzde 61
Banka işlemleri: Yüzde 58
Seyahat: Yüzde 56
Alışveriş: Yüzde 52

Erkekler (yüzde 62), internet sitelerini çalışma saatleri içinde iş dışı amaçla kadınlardan (yüzde 54) daha çok ziyaret ediyor.

Erkekler, spor sitelerini kadınlara göre 2.3, yatırım ve hisse işlemleriyle ilgili siteleri ise üç kat fazla ziyaret ediyor.

Erkeklerin yaklaşık dörtte biri de işyerinde porno sitelerini ziyaret ediyor ancak sadece yüzde 17'si bunu yaptığını doğruluyor.

İşyerinde internet kullanımı yükselirken, geçtiğimiz yıl yüzde 14 olan bilgisayar oyunu olan çalışan sayısı ise yüzde 6'ya düştü.

19 April 2005

İnternette Türkçe adres dönemi

Ana dilde internet adresi sistemini hayata geçirecek anlaşma,
Netpia Üst Yöneticisisi (CEO) Pan Jung Lee ve Netpia Türkiye Genel
Müdürü Koray Kocagöncü arasında imzalandı.
Kocagöncü, imza töreninde yaptığı konuşmada, 1997 yılında
geliştirdiği ana dilde internet adresi sistemi ile dünya çapında yeni
bir dönem başlatan Netpia'nın kendi hizmet ürünlerini sunmak için
Türkiye'ye geldiğini söyledi.
Türkiye'de Netpia ile ortak bir şirket kurduklarını ifade eden
Kocagöncü, Netpia Türkiye adı altında faaliyet gösterecek şirketin
faaliyet alanının ana dilde internet adresleri sistemi sunmak
olacağını kaydetti.
Kuruluşların artık internette sadece İngilizce adıyla var
olmayacağını, Türkçe ve kendi belirledikleri sloganlarıyla da internet
erişimlerinin mümkün olacağını anlatan Kocagöncü, bu anlamda Türkiye
pazarının önemine değindi.
Sistemin Türkiye'de hayata geçmesi için yaklaşık 800 bin dolarlık
bir yatırım gerçekleştirdiklerini belirten Kocagöncü, ''Şu anda
dünyada internet kullanan nüfusun yüzde 65'i ingilizce bilmiyor. Bu
çok ciddi bir oran. Alan adlarının hepsi İngilizce ya da daha
kısaltılmış yapılar şeklinde. Temel amacımız internete erişimi
artırmak ve İngilizce'yi internet için bir kısıt olmaktan çıkarmak''
diye konuştu.
Netpia CEO'su Pan Jung Lee ise, global bir yapıda çalışan
Netpia'nın artık Türkiye'de de hizmet vermeye başlamasından mutluluk
duyduğunu söyledi.
Türkiye nüfusunun 70 milyon civarında olmasına rağmen internet
kullanıcılarının sayısının 8 milyonda kaldığını belirten Lee, üç yıl
içinde bu rakamın iki katına çıkacağını tahmin ettiklerini kaydetti.
Lee, Güny Kore'deki deneyimlerine dayanarak Netpia'nın ana dilde
internet adresi sisteminin Türkiye'deki internet kullanımını daha da
yaygınlaştıracağına inandıklarını söyledi.
Netpia'nın ana dilde internet adresi sistemi sayesinde gerçek ve
tüzel kişiler, herhangi bir ön (www) ya da son (com,org,net vb.) eke
gerek kalmadan Türkçe karekterleri de içerecek şekilde internet adresi
alabilecek.

Türk hackerler, 26.'lıktan 7.'liğe yükseldi

Emniyet Genel Müdürlüğü Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı'nın Sheraton Oteli'nde düzenlediği 2. Polis Bilişim Sempozyumu, çeşitli oturumlarıyla sürüyor. Sempozyumun ikinci ve son gününde iki ayrı salonda paralel oturumlar gerçekleştirildi.

''Kurumsal Güvenlik Yaklaşımı ve Beklenmeyeni Beklemek'' konulu sunum yapan Symantec Türkiye Müdürü Gökhan Say, bugün internet teknolojilerindeki gelişmelere bakıldığında güvenliği sağlamak için ''beklenmeyeni beklemek, bilinmeyeni bilmek'' gerektiğini kaydetti.

Sanal ortamdaki saldırıları önleyebilmek için erken uyarı sistemleri gerektiğini ifade eden Say, bunun maliyeti yüksek altyapı yatırımı gerektirdiğini vurguladı. Say, erken uyarı sistemleri kullanılarak saldırı öncesinde sistemdeki belirtilere bakılarak önlem alınabildiğini belirtti.

Symantec'in 1 Ağustos-31 Aralık 2004 dönemini kapsayan araştırmasına da değinen Say, bu dönemde internette 1403 güvenlik açığı saptandığını, bunların yüzde 70'nin kolay hedef olduğunun anlaşıldığını, saldırıların yüzde 54'ünde ise gizli bilgilerin çalınmasının amaçlandığını ifade etti.

Internette yapılan saldırıların son dönemde arttığını belirten Say, son bir yıl içinde saldırıya uğrayan kurumların yüzde 90'ının güvenlik duvarı (firewall) kullandığına dikkati çekti.

Symantec'in erken uyarı sensörlerinden aldığı verilere göre son dönemde internette Türkiye çıkışlı saldırıların sayısında da büyük artış kaydedildiğini belirten Say, 100 bin internet kullanıcısı başına yapılan saldırı sayısının son bir yılda 520'den 6 bin 980'e çıktığını ifade etti. Bu verilere göre, internetteki saldırı sıralamasında Türkiye'nin 26. sıradan 7. sıraya yükseldiğini kaydeden Say, artışta daha hızlı internet bağlantısı imkanı veren ADSL'in güvenlik açıklarının çok önemli rolü olduğunu belirtti.

Internette rahatsız edici maillerin (SPAM) yüksekliğine de işaret eden Say, bugün mail trafiğinin yüzde 65'e yakınının bu tür maillerden oluştuğunu ifade etti

06 April 2005

Son 25 yılın en büyük 25 buluşu

ABD'deki Massachusset Teknolojisi Enstitüsü tarafından yapılan araştırmada son 25 yılda insan hayatını ve dünyayı en fazla etkileyen buluşlar açıklandı.
Gençler arasında yaratıcılığı teşvik etmeyi amaçlayan Massachusset Teknoloji Ensititüsü Lemelson Programı tarafından ABD haber kanalı CNN International için oluşturulan bir teknoloji uzmanları heyeti, son 25 yılda insan hayatını ve dünyayı en fazla etkileyen buluşları sıraladı.

İnterneti ilk sırayı yerleştiren uzmanlar, son yılların bazı icatlarının geçmişteki bilim-kurgu yazarlarının fikirlerine dayandığını kaydettiler.

Uzmanlar, dördüncü sırada yer almakla birlikte, fiber optiğin icat edilmemiş olması durumunda bugün dünyayı bir küresel köye çeviren pek çok teknolojik yeniliğin mümkün olamayacağına dikkat çektiler.

Son 25 yılın buluşları listesi, önemlerine göre şöyle sıralanıyor:

1) İnternet
2) Cep telefonu
3) Kişisel bilgisayar
4) Fiber optik
5) E-posta
6) Ticari GPS (Küresel Konuşlandırma Sistemi)
7) Taşınabilir bilgisayarlar
8) Hafıza depolama disketleri
9) Tüketicilere yönelik dijital fotoğraf makinası
10) Radyo frekanslı kimlik etiketleri
11) MEMS (Mikro Elektro Mekanik Sistemler)
12) DNA testleri
13) Hava yastıkları
14) ATM
15) Gelişmiş piller
16) Melez (Hibrid) otomobiller
17) OLED (Organic light-Emitting diode: Organik ışık-Yayıcı diyot)
18) Görüntü panelleri
19) HDTV (Yüksek çözünürlüklü televizyon)
20) Uzay mekiği
21) Nanoteknoloji
22) Yapay hafıza
23) Sesli posta
24) Modern işitme cihazları
25) Kısa Menzilli, Yüksek Frekanslı Radyo.

28 March 2005

İnternette kültürler çatışması

Fransa ile ABD arasındaki kültürel rekabet internete kaydı. Google'ın İngilizce yazılmış milyonlarca kitabı internete taşıma projesine Fransa karşılık veriyor. Cumhurbaşkanı Chirac, Avrupa kültürünün tüm eserlerini internete taşıyacak bir proje başlatıyor


Bir yanda günümüzün tek süper gücü ve dünyadaki kültürel etkisini hergeçen gün artıran ABD, diğer yanda ise 18 ve 19'uncu yüzyıllarda dünyada en çok konuşulan dilin sahibi, en etkili siyasi ve kültürel akımların beşiği Fransa.

Fransa dünyada ABD siyasetinin yanı sıra ABD kültürüne karşı direnişin öncülüğünü yapıyor. Yıllarca dil ve sinema alanında yaşanan bu kültürel rekabetin 21'inci yüzyıldaki adresi ise internet olacak.

Amaç gelir artırmak

Mücadeleyi kızıştıran, internet şirketi Google'ın ABD Kongresi'nin kütüphanesindeki tüm İngilizce eserleri internette yayınlayacağını duyurması oldu.

Google, Harvard, Stanford ve İngiliz Oxford üniversitelerinin de desteğini alarak birkaç yıla kadar milyonlarca kitabı internette dolaşıma sokacak. Şirket bu yolla arama motorunu kullanan kişi sayısını ve reklam gelirlerini artırmayı hedefliyor.

Chirac Avrupa'dan destek isteyecek

Proje Fransız kültürel elitini endişelendirdi. Fransız Ulusal Kütüphanesi Direktörü, projenin dünyada anglosakson fikirlerinin yayılmasına yol açacağını söyledi ve Avrupa Birliği'ni bunu dengeleyecek projeler üretmeye çağırdı.

Çağrı Fransız hükümetinde yankı buldu. Cumrhurbaşkanı Jacques Chirac, Kültür Bakanı ve Ulusal Kütüphane Direktörü'ne Avrupa kültürel eserlerini dijital formata sokarak internete taşıma talimatı verdi. Chirac, yakında diğer Avrupa liderleriyle de görüşerek projeye destek vermelerini isteyecek.

Bir darbe de AFP'den

Fransa'dan Google'a yönelik bir tepki de Fransız haber ajansı Agence France Presse'ten geldi. AFP, telif hakkı kendilerine ait olan fotoğraf ve haberleri izinsiz yayınladığı gerekçesiyle Google'a 17.5 milyon dolarlık tazminat davası açtı.
Dünyanın en büyük haber ajanslarından AFP'nin en büyük rakipleri de yine anglosakson dünyasından İngiliz Reuters ve ABD'li Associated Press.

21 March 2005

Internet Explorer 7 iddialı geliyor

Resmi olmayan kaynaklardan sızan bilgiler yeni Internet Explorer sürümü hakkında daha ayrıntılı ipuçları veriyor. Giderek piyasa değerini kaybeden IE'nin yeni sürümünde olması muhtemel özelliklerin başını sekmeli pencere desteği, CSS2 ve beklendiği gibi artırılmış güvenlik çekiyor.
90'ların sonunda gerçekleşen 'tarayıcı savaşları' başta Microsoft ve tarayıcı piyasasının efsane ismi Netscape arasında gerçekleşmişti. Karşılıklı açılan davalar, üst üste güncellenen sürümler ve yeni teknolojilerle kavrulan bu savaş, America Online'ın Netscape'i satın almasıyla sona erdi. Bu tarihten sonra piyasanın tümüne sahip olan Microsoft kullanıcıların gereksinimlerini karşılamada biraz zorlandı. Özellikle güvenlik konusunda şikayetler giderek artıyordu. Sonunda kullanıcıların imdadına açık kaynak kodlu bir yazılım olan Firefox yetişti ve birçoklarına göre 'ikinci tarayıcı savaşları' başlamış oldu. Longhorn'dan önce Şu ana kadar 25 milyondan fazla indirilen Firefox'un çıkışı, Longhorn işletim sistemiyle beraber beklenen Internet Explorer'ın piyasaya daha erken çıkacak olmasının yegane sebebi olarak gösteriliyor. Bu gelişmeler ekseninde Microsoft ise soğuk kanlı bir tavırla bir süredir yeni Internet Explorer sürümü üzerinde çalışıyor. Şirket şu an yeni sürüm hakkında ayrıntılı bilgi vermekten çekiniyor. Yayınlanan bilgiler arasında IE7'nin uzun bir süredir hazırlanma aşamasında olan Longhorn işletim sisteminden bağımsız bir şekilde geliştirildiği ve güvenlik odaklı olacağı belirtiliyor. Ayrıca verilen kısıtlı bilgilerde IE7'den sadece Windows XP Service Pack 2, Windows Server 2003 Service Pack 1 ve Windows XP Professional x64 kullanıcılarının faydalanabileceği de vurgulanıyor. IE 7'nin ilk betasının ise önümüzdeki yaz çıkması bekleniyor. IE 7 iddialı geliyor Microsoft'tan yeni IE hakkında ayrıntılı bilgi gelmese de firmanın anlaşmalı olduğu ortaklarından özel bilgiler sızmış durumda. Ortaklardan sızan bilgilere göre yeni IE'nin kod ismi "Rincon". Gene bu bilgiler doğrultusunda IE 7; Uluslararası Alan İsmi (IDN), transparan Portable Network Graphics (PNG), sekmeli (tabbed) tarama özelliği ve tarayıcı üzerinden çıktı almayı kolaylaştıran yeni bir fonksiyon gibi yeteneklere sahip olacak. Ayrıca Microsoft'un özel bir RSS haber okuyucu istemcisi üzerinde de çalıştığı sızan bilgiler arasında bulunuyor. IE 7'nin destekleyeceği bir diğer teknoloji de CSS2. Uzun bir zamandır Web geliştiricileri Internet Explorer'ın CSS desteğini güncellemesini bekliyordu. Sızan bilgiler arasında IE 7'nin CSS2'yi destekleyeceği fakat tamamen kapsamayacağı vurgulanıyor. Ayrıca bilgiler arasında Microsoft'un şu an beta aşamasında bulunan Antispyware yazılımını IE 7'ye entegre edebileceği üzerinde de duruluyor. Güvenlik konusu ise belki de Microsoft'un üzerinde durduğu en hassas konu

22 February 2005

Yaşlılara özel cep telefonu... Ekranı yok!

Yaşlılara özel cep telefonu... Ekranı yok!
Japon Tu-Ka Cellular firmasının yeni model cep telefonu, teknolojinin hızına ayak uyduramayanların imdadına yetişiyor. Mesaj atmayan, fotoğraf çekmeyen hatta ekranı bile bulunmayan bu telefon sadece konuşmaya yarıyor.

Şimdiden 15 bin 500 adet satılan 'retro' cep telefonuna, özellikle yaşlıların rağbet ettiği bildiriliyor. Japonya'daki ilgiden ilham alan telekomünikasyon devi Vodafone'un da bu modelin bir benzerini piyasaya sürmeye hazırlandığı söyleniyor.

Gmail halka açılıyor

Popüler internet arama motoru Google, daha önce test kullanımı için kısıtlı sayıda insanın kullanımına açtığı 1 Gb'lik (1.000 Mb) elektronik posta hizmeti Gmail'i genişletiyor.
Gmail için daha önce ''gmail.google.com'' internet adresinden
kayıt yaptıranları da elektronik posta hizmetinden yararlanmaya davet
eden Google, geliştirmeyi sürdürdüğü Gmail'in ne zaman hizmete
gireceği konusunda ise tarih bildirmedi.

Google'ın kullanıcılara 1 Gb'lik kapasite sunarak elektronik posta
alanında da büyümek istemesi, Yahoo ve Hotmail gibi bu sektörde güçlü
şirketleri telaşlandırmıştı.
Google'ın girişiminin ardından kullanıcılarının elektronik posta
depolama kapasitelerini kademeli olarak artıran Yahoo, en son 250 Mb,
Microsoft'un yan kuruluşu Hotmail ise sadece ABD'lilere 250 Mb
(Türkiye'den üye olanlara 2 Mb) depolama kapasitesi sunuyor.
Gmail'i kullananlara sağlanan diğer bir kolaylık ise elektronik
postalar içinde arama yapılabilmesi. Bu sayede kullanıcılar anahtar
kelimeleri yazarak elektronik posta hesaplarında istedikleri maili
vakit kaybetmeden bulabiliyor.
Ancak Google'ın rakiplerini bile hayrete düşüren avantajları,
kullanıcıların kafasında bazı soru işaretlerinin doğmasına yol açıyor.
Gmail'in en tartışmalı özelliklerinden birisi, bir yazılımın
e-postalarda geçen konuyu tarayarak, ilgili reklam linklerini
elektronik postaya ekleyebilecek olması. Google yetkilileri, bunun
otomatik anahtar kelime sistemiyle, kişinin özel hayatının gizliliğini
koruyarak gerçekleştireceklerini belirtse de, bu konuda itirazlarla
karşılaşılıyor.
Gmail'le ilgili diğer bir eleştiri konusu da kullanıcıların
sildiği e-postaların Google tarafından silinmeme hakkının saklı
tutulması. Bunun ticari ya da istihbarat amaçlı kullanılmasından
endişe ediliyor.

04 February 2005

Beowulf Nedir?

Beowulf, bu güne kadar gelebilmiş en eski ingilizce destansı şiirlerden birisidir. Bu, süper güçlü ve yaşadığı dönemlerde Grendel olarak anılan canavarı yenmeyi başarmış olan bir kahramanın hikayesidir.

Beowulf, koşut hesaplamalarda kullanılabilen bir çok bilgisayarlı mimaridir. Bu sistem, bir sunucu düğümü altında bir veya daha fazla istemci düğümünün ethernet ya da diğer ağ çözümleri yoluyla birleştirilmesiyle oluşturulur. Sistem oluşturulurken, herhangi bir PC'de bulunan ethernet kartı ve switch'ler gibi donanım bileşenleri kullanılır. Özel donanım bileşenlerine ve gereksiz parçalara ihtiyaç duymaz. Beowulf ayrıca yazılım ürünlerini Linux işletim sistemi, Koşut Sanal Makina (Parallel Virtual Machine - PVM) ve İleti Aktarım Arabirimi (Message Passing Interface - MPI) gibi kullanır. Sunucu düğümü bütün grubu kontrol eder ve istemci düğümlerine dosya paylaşımını gerçekleştirir. Ve ayrıca sunucu, istemcilerin konsoludur ve dış dünya ile iletişimlerini sağlar. Büyük bir Beowulf makinede birden fazla sunucu düğümü olabilir ve diğer düğümler farklı işleri ve görevleri yerine getirebilirler örneğin, konsollar ve görüntüleme istasyonları gibi çalışabilirler. İstemci bilgisayarlarlar sunucu bilgisayar tarafından yapılandırılır ve kontrol edilir. İstemci düğümleri sadece kendilerine suncu tarafından söyleneni yaparlar. Bir disksiz istemci yapılandırmasında, istemci düğümü, kendi adını ve IP adresini bile bilmez. Ve sunucu onları bu konuda bilgilendirinceye dek bu sekilde devam eder. Beowulf makineler ve İşistasyonu Topluluğu (Cluster of Workstations - COW) arasındaki en önemli fark, Beowulf sistemler, diğer çoğu sistemden, çok daha fazla tek bir bilgisayar gibi davranmayı başarır. Çoğu durumda istemci düğümlerde klavye, monitör, fare gibi aygıtlar bulunmaz; ve bu makinelere ulaşım sadece uzaktan erişim veya seri uçbirim yoluyla gercekleştirilebilir. Her Beowulf düğümü, anakarta kolayca monte edilebilen bir işlemci + bellek paketi gibi düşünülebilir.

Beowulf, ne özel bir yazılım, ne yeni bir ağ mimarisi, ne de yeni bir çekirdek mantığıdır. Beowulf, Linux bilgisayarları gruplayarak, bir araya getirerek, sanal bir super bilgisayar yaratma teknolojisidir. Her ne kadar, Beowulf mimarisini hızlandırmak ve yapılandırmak için birçok çekirdek değiştirici yazılıma, PVM ve MPI kütüphanelerine ve yapılandırma araçlarına ihtiyacınız varsa da, aslında Beowulf sınıfında bir makineyi standart Linux dağıtımlarından çıkan yazılımlardan daha fazlasına ihtiyaç duymadan oluşturabilirsiniz. Eğer bir ağ üzerinde, birbirlerinin /home dizinlerini NFS aracılığıyla paylaştırmış ve birbirleri üzerinde program çalıştırma hakkına sahip iki Linux makine varsa, iki düğümlü basit bir Beowulf sisteme sahip olduğunuzu söyleyebiliriz.
Kaynak: Beowulf NASIL

Pardus Ulusal İşletim Sistemi Çalışan CD çıktı!

Ulusal Dağıtım Projesi ilk ürününü çıkardı: Pardus Ulusal İşletim Sistemi
Çalışan CD

Gaziantep Üniversitesi'nde düzenlenen Akademik Bilişim 2005 konferansında
duyurulan ve katılımcılara dağıtılan Pardus Çalışan CD, Pardus Ulusal
İşletim Sistemi'nin CD üzerinde çalışan sürümünü içeriyor. CD içerisinde
Linux (2.6.10) çekirdeği, ofis araçları (metin düzenleyici, hesap tablosu,
sunum hazırlayıcı, vb.), İnternet araçları (tarayıcı, e-posta, sohbet,
vb.), çokluortam ve grafik araçları (film oynatıcı, müzik çalar, vb.),
oyunlar ve çok sayıda uygulama mevcut.

Pardus, özgür yazılım yaklaşımı ile açık kaynaklı yayımlanmakta ve GNU
Genel Kamu Lisansı (General Public License - GPL) ile özgürce
dağıtılmaktadır.

Kaynak -- http://www.uludag.org.tr

27 January 2005

TT ''Dialer'' davasını kaybetti

Dialer programı ile kabaran 7,7 milyar TL'lik (7,676 TL) telefon faturası nedeniyle Türk Telekom'u mahkemeye veren ünlü gazeteci ve yazar Altemur Kılıç davayı kazandı.

Altemur Kılıç'ın "Ankara'da hakimler varmış, inandım" dediği açıklamasına avukatı Hakan Yıldırım şu sözlerle devam etti:

Bu dava aslında ilginç bir gösterge. Yargıç ve avukatların perspektiflerinin değiştiğini ve olaylara tüketici hakları yönünden bakılmaya başlandığını gösteriyor. Avrupa Birliği’nin kapısındaki Türkiye açısından güzel bir gelişme. Eskiden bu tür davalarda, tüketici haklı bile olsa devletçi bakış nedeniyle kazanmak mümkün olmazdı.Bu tür örneklerin çoğalmasını bekliyorum.

Ancak komik bir nokta var ki, tüketicilerin de bakış açısı hala eskisi gibi. Bunun değişmesi lazım. Tüketicinin haklarını koruması lazım. Örneğin daha önce dialer konusunda sorun yaşayan pek çok kişinin faturalarını ödediğini biliyoruz. Oysa Altemur Kılıç'ı kutlamak lazım. Hakkını aramayı sonuna kadar sürdürdü ve bu tavrından da taviz vermedi. Bu dava telekom sektöründeki tüketici hakları açısından da bir dönüm noktasıdır.

Gerekçeli karara bakarsanız, sözleşme açısından tüketici haklarının korunması gayet müsait. Örneğin gerekçeli kararda "Yani tüketici satıcının her dediğini kabul etmek zorunda bırakılmıştır. Tüketici aleyhine birçok haksız şart içeren sözleşme, 4077 sayılı yasanın 6.maddesi ışığında tüketici yönünden geçersizdir" ibaresi yer alıyor.

Dolayısıyla tüketicinin de artık perspektifinin değişmesi ve haklarını korumayı öğrenmesi ve mücadele etmesi gerekli.


Gerekçeli kararda ilginç cümleler yer alıyor. Örneğin

Bilirkişi heyeti, yine gerekçeli raporunda satıcının ve tüketicinin şikayete konu tuzak programların önlenebilmesi zımmında önlem alabileceğini ayrı ayrı belirtmiş ise de, satıcı konusunda uzman olup, satışa sunduğu hizmet için tüketiciyi her yönüyle aydınlatması gerektiği halde uyarı ve ikaz yapmamıştır. Bahse konu ihtilafların oluşmaması için tüketicinin ne yapması gerektiği belirtilmemiştir.

Örneğin, bahse konu sitelere kredi kartı ile veya kontür almak suretiyle girilmesi için koşul oluşturması mümkün olduğu halde, satıcı yapılan işlemden kendisi de pay aldığı için bu hatları ve sistemi açık tutmuştur”

deniliyor.

Dava sonunda Altemur Kılıç’ın 7.700 YTL tutarındaki Türk Telekom faturasını ödememesi, mahkeme ve avukat masraflarının da Türk Telekom’dan tahsiline karar verildi.

10 January 2005

Ücretsiz bas-konuş yazılımı

Ücretsiz bas-konuş yazılımı
Avea'nın, Nokia cep telefonu kullanan abonelerine ücretsiz Bas-Konuş yazılımı sunduğu bildirildi.

Avea'dan yapılan açıklamada, şu anda piyasada olan ve teknik
özellikleri itibariyle bu teknolojiyi destekleyen Nokia cep
telefonlarının, ücretsiz olarak sunulan yazılımla Bas-Konuş uyumlu
hale getirildiği belirtildi.

Avea'nın gönderdiği servis mesajıyla, abonelerinin Bas-Konuş
yazılımını WAP üzerinden telefonlarına yükleyebilmelerine ve
Bas-Konuş'u kullanmalarına olanak sağladığı kaydedilen açıklamada,
Bas-Konuş servisinin 1 Şubat'a kadar abonelere ücretsiz sunulacağı
bildirildi.

Avea Genel Müdür Cahit Paksoy, amaçlarının GSM sektörüne pozitif
rekabeti getirmek suretiyle hizmet kalitesini artırmak ve
kullanıcıların memnuniyetlerini maksimum seviyeye taşımak olduğunu
kaydetti.

Paksoy, ''Yeni teknolojileri müşterilerimize sunarak onların
hayatlarını kolaylaştırmayı ve renklendirmeyi hedefliyoruz. Bas-Konuş
servisinden daha geniş kitlelerin faydalanmasını sağlamak amacıyla bu
uygulamayı hayata geçirdik. Bas-Konuş'a olan talebin de, piyasaya
sunduğumuz diğer yeni ve ilk servislerimizde olduğu gibi hızla
artacağına inanıyoruz'' dedi.